26 Temmuz 2012 Perşembe

Kiraz Güzelleri :)

İkizlerim maalesef meyve yemekten hiç ama hiç hazzetmiyor. Bazen meyvelerin suyunu sıkıp içiriyorum, bazen türlü oyunlar yapıp yedirmeye çalışıyorum, bazen de diz çöküp yalvarıyorum. Bütün bunlara rağmen gün içerisinde yedikleri toplam meyve miktarı bir ceviz kabuğunu doldurmaz sanıyorum.

Son olarak kiraz yedirme tekniği olarak "Kiraz Güzeli" yarışmasını geliştirdim. Oramıza buramıza kirazlar takıp aynanın karşısına geçiyoruz. Kendimizi baştan aşağı süzüyoruz ve kim daha güzelse ona ödül olarak kiraz yediriyoruz. Tabi ikiz oldukları için ikisi de eşdeğer güzellikte olduğundan kirazlar yarı yarıya yenmeli, değil mi? :) Tabi bu benim düşüncem. Yarışma sonunda 10 kirazdan 5'i benim mideme gidiyor. 4'ü saatlerce kulaklarında asılı kalıyor. Ve son kiraz da ayak altında ezilip suyu halıya içiriliyor!


25 Temmuz 2012 Çarşamba

Sıcakta Çalışmaya Çalışmak!

Gün içerisinde en az 3-4 saatimi laptop başında geçirmek durumundayım...Hayır, FB ya da Twitter hesaplarımı kontrol etmek ya da blog okumak maksatlı değil...cayır cayır yanan bu İstanbul sıcağında meslek gereği laptop havası solumalıyım...Adım adım buharlaşmamı bir nebze olsun azaltmak adına pek çok çare ürettim. Dondurma-kola-icetea şeytan üçgeni bunların başlıcası. Soğuk ayran aşı çorbası peşi sıra gelmekte. Son olarak da çayın harareti aldığı haberini duyduğum andan itibaren aşağıda görülen şekilde bir atmosfer yarattım. Eti puf'lar bonus :))


Başka önerisi olan var mı?

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Yeni kitaplığım...

En nihayet çalışma odama ulaşan ve baş köşeye yerleşen yeni çalışma masam ve kitaplığımı sizlerle paylaşma fırsatı buldum. Eski kitaplığım, ikizlerimin değişiyle, mini mini idi. Bendeniz kitap alışverişini abartıp bulduğum her kitabı da arşivlediğim için artık sığmamaya başlamıştık. Buna stoğa her hafta bir yenisi eklenen çocuk kitaplarını da sayarsak yeni bir tane almak kaçınılmaz oldu. Soluğu mobilyacılarda aldık ve beyaz bir tane de karar kıldık. İşte eski ve yeni kitaplıklarım...

Bu fotoda sağ köşede görünen basit bir kaç raftan oluşan kitaplığım...
(Soldaki de laptopta çizgi film izleyen sincaplardan biri:))

Bu fotodaki de rengi ve fonksiyonelliği açısından daha iç açıcı olduğunu düşündüğüm yeni çalışma masam ve kitaplığım...

Ben beğendim...siz ne dersiniz?



17 Temmuz 2012 Salı

Can Yayınları 5 TL Kampanyası!

Evet, geç de olsa ben de bu kampanyadan yararlanmayı başardım. Tatil dönüşü bazı kitap bloglarını okumaya başlamıştım ki, hemen her sitede bu kampanyadan bahsedildiğini gördüm. İlk günler ikizlerim biraz rahatsız olduğundan kendim D&R'a teşrif edemedim ama eşim sağolsun benim adıma tuttu Cevahir yollarını. Böylece ilk olarak Susanna Tamaro - Aklı Bir Karış Havada ve Amid Çaduri - Özgürlük Şarkısı adlı kitaplar raflarımda yerini buldu.

Hemen sonrasında (yani dün) ikizlerime patates kafa almaya çıkmıştım ki, bir de ne göreyim kampanya devam ediyor! Ama pek fazla kitap çeşidi kalmamıştı. Neyse fırsat bu fırsat Paulo Coelho'nun Brida'sını atıverdim patates kafaların yanına.

İşte Brida...kitap hakkında en ufak bir fikrim yok...ama Simyacı'yı okuduktan sonra Paulo Coelho'yu çok sevmiştim...Her ne kadar beni Elif ile hayal kırıklığına uğratsa da...

Bu fotoğrafta da kampanya kitaplarımın hepsi kardeş kardeş birarada duruyor...Nedense foto karanlık çıkmış :/



İşte bunlar da patates kafalar...Bir amca bir de teyze türü mevcut. Bütün parçaları çıkarılıp takılabilir...İkizlerimin en sevdikleri oyuncak oldu...Her ne kadar kulak yerine burun ve ağız yerine bıyık taksalar da onlar için güzel bir meşgale oldu. Tavsiye edilir!

Ve son olarak LCW'den kendim için (hem de çocuk reyonundan) aldığım mini mini bozuk para kesem...Ben buna bayıldım :)

Bu arada AVM'lerde neredeyse bütün büyük mağazalarda indirimler başlamış...haberiniz ola!




10 Temmuz 2012 Salı

Döndük...

3 haftalık tatilimiz sona erdi ve nihayet evimize döndük. Çocuklar için muhteşem bir yaz tatili oldu, benim içinse her daim olduğu gibi ikizlerle geçirilen güzel günlerin ardından çöken yorgunluktan ibaret :) Tatilde yapılması lazım gelen ne varsa yaptık! Denize girdik (havuza sadece ayaklarımızı soktuk), gece gündüz demedik çocuk parkını mesken tuttuk, büyük şişme balonlarda zıpladık durduk, gece yürüşlere çıktık, gündüzleri mangal partileriyle süsledik, kitap okuduk, pepee ve pocoyo izledik, uçağa binip hosteslerle kanka olduk...İşte size tatilimizden kalan anıları sakladığımız bir kaç kare...


Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...