27 Şubat 2014 Perşembe

Işın Kılıcı Düş Yakamızdan!


Bizim çocukluğumuzda şimdiki gibi sürüsüne bereket oyuncak bulmak mümkün değildi. Zaten çok çeşit de yoktu. Almanya'dan gelen kuzenlerimizde et bebekleri gördükçe küçük dilimizi yutardık şaşkınlıktan; o et bebeklerin eskiyince bizim olacağını bilmek de ayrı bir mutluluktu tabii. Biz yine şanslıydık, annem de babam da oyuncak yönünden hiç kısmadılar. Ben de onlara çekmişim demek ki! Benim boyumda bir bez bebeğim vardı masmavi, bir de pembe çay takımları, ne alaka bilmem ama bir ordu dolusu da plastik asker. Biraz daha büyüdükçe barbie bebekler eklendi. Önce ucuz pazar versiyonları ardından da hakikiler :) Ama en sevdiğim oyuncağım rahmetli canım babaannemin pazardan getirdiği plastik beşiğinde uslu uslu sallanan plastik bebeğimdi. Ne bir giysisi vardı ne tek tel saçı ama benimdi ve benim gözümde çok güzeldi...

Şimdi piyasa değişti tabii. Eski pazar oyuncakları kalmadı artık. Pazardaki tezgahlara bakıyorum da çoğu orijinal figür oyuncaklarının Çin Maçin kopyası. Hem uyduruk hem de sağlıksız. Gelin görün ki oyuncak mağazalarında da fiyatlar ateş pahası. Ama çocuk diyoruz, ama bir kez yaşanır diyoruz, aman kalbi kırılmasın diyoruz, aman mutlu olsun diyoruz ve mağazada ne kadar ucube, çirkin, şekilsiz şemalsiz robot, ejderha, uzaylı yaratık varsa dolduruyoruz eve. Evdeki Ben10'leri satsam hiç abartmıyorum rahatlıkla bir reşat alırım kendime :D

Lakin oyuncakları arasında bir oyuncak var ki bir türlü yakamızı kurtaramadık! İlk yazlıkta baş gösterdi bu hastalık. Sahil boyu geziyoruz. Minik minik tezgahlar açılmış renkli mi renkli. Biri de oyuncak tezgahı. Bizimkiler daha 2 yaşında falan. Renkli boruların ucuna kelebek melebek takmışlar satıyorlar 5 liraya. Işık dikkatlerini çekti aldık birer tane. Sonra bunlar üstündeki kelebekleri koparıp aldıkları oyuncakları ışın kılıcı niyetine kullanmaya başladılar. Sonra biz bu oyuncakları İstanbul'a dönerken yazlıkta bıraktık.

Yine bir gün mahalle kırtasiyesine gitmişiz, resim defteri falan alacağız. Al işte yine aynı oyuncak. Benimkiler tutturdu ışın kılıcı isteriz. "Oğlum o ışın kılıcı değil, ne yapacaksınız uyduruk şeyi" dediysem de laf anlatamadım. Aldık yine birer tane. Bunlar öncekilerden de uyduruk çıktı ve iki gün sonra kırılıp çöpü boyladı.

Başka bir gün Cevahir'deki Toyzzshop'dayız. Bizimkiler Star Wars patentli orijinal ışın kılıcının önüne park ettiler. Bu sefer 3 yaşını geçmişler kandırmak ne mümkün. Fiyatına bir bakayım dedim, bakmaz olaydım. Işın kılıcının ışınından gözüm kamaştı yanlış gördüm herhalde dedim. Florasan lambası kıvamındaki bir oyuncağa yalan söylememeyim ama yaklaşık 110 tl gibi bir fiyat biçmişlerdi. Çocukları çekiştire çekiştire çıkardım. Bir taraftan da söyleniyorum "yavrularım ben size mahalledeki elektrikçiden daha güzelini alırım" diye :D

Tesadüf buya o gün de pazar kurulmuş. Tezgah ışın kılıcı dolu. Işıksız ama ses efekti harika. Hem de 5 lira. Aldık geldik eve tabii. Her zamanki gibi gönülleri oldu. Ama ucuz etin yahnisi, birinci gün sesi çıkmaz oldu, ikinci gün sapı kırıldı, son gün de plastik başı eğrildi gitti :/

Geçen hafta yine Toyzzshop'tayız benimkiler bu sefer gidip yine bir Star Wars setinin önüne bağdaş kurmuşlar. İsteriz de isteriz. Efendim içinde ışıklı sesli ışın kılıcı, yine aynı özelliklere sahip ışın tabancası, bir adet uzay telsizi ve bir adet maskesi mevcuttu. Fiyatı da diğeriyle karşılaştırılınca sudan ucuz 29.90 tl. Hemen aldık tabii. Pazar gününden beri ellerinden düşmüyor.

Telefonda annemle konuşuyorum, ona anlattım olanları. "Plastiğe para vermeye pek bir meraklısın" dedi. .."bu çocuklar senin yüzünden tatminsiz olacaklar" dedi..."paran çoksa ver ben değerlendiririm" dedi de dedi! Annem haklı belki de ama benim bu yufka yüreğime söz geçmiyor. Bir kere çocuk olunur diyorum, bütçem yettiğince de mutlu olsunlar istiyorum. Alamayacağımız şeyler olduğunda "hayır"ı da "yok" u da biliyor benim çocuklarım teyzeleri :)))

Neyse çocuklara çok yüklenmeyeyim. Zamanında ben de büyük bir Star Wars hayranıydım ne de olsa :D

2 yorum:

  1. ah çocuklar, özeniyorlar işte annesi:) ben de çok uğraşmıştım oğlum küçükken, hatta bir gün akmerkezde oyuncakçıya girmek istedi, ben de gezebilirsin, ama bir şey alamayız dedim. Sen dön dükkanda avaz avaz, annecim buna bayıldım ama paramız yok fakiriz di mi, diye bağır:))) alı al moru mor olmuştum:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha süpermiş!
      Benimkiler de param yok dediğimde, babam işe gidiyor ondan al diyorlar.
      Zamane çocukları cin gibi maşallah ;))

      Sil

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...