24 Şubat 2014 Pazartesi

Kış günleri devam ederken...

Geçen haftanın ışıl ışıl gönül çelen kış günleri gitti ve yerini koyu kasvetli yine soğuk zamanlara bıraktı. Hal böyle olunca bizim de ev mahkumiyetimiz kaldığı hızla devam etmekte...Arada yapılan AVM kaçamaklarını saymıyorum. Kapalı özel bir alandan kapalı genel bir alana geçiş hayatımıza pek bir çeşni katmasa da "eh işte!" dedirtiyor sadece.


Soğuk kış günlerimin vazgeçilmezleri, kapalı kutu güzelliklerim...kitaplarım yine baş köşeyi aldılar. Bu hafta raflarda yerini henüz almış olan Prof. Dr. Yonca Tabak'ın Çocuk ve Alerji kitabına başladım. İkizlerden biri atopik dermatit, cildi o kadar hassas ki! İleri de astıma dönüşmemesi için neler yapmamız gerekiyor bilmem gerek. Satır satır hatmediyorum kitabı. Sonrasında da tedaviye başlamak niyetimiz. Henüz 40 sayfa okumama rağmen kitabın oldukça bilgilendirici olduğunu ve tıbbi kavramlar herkesin anlayabileceği şekilde açıklanmış olduğundan kolay bir okuma olduğunu şimdiden belirtebilirim.

Eş zamanlı olarak yine bir Füruzan kitabı: Parasız Yatılı. Daha çok yeni, ancak 20 sayfa falan okudum. Herhangi bir yorum ya da kıyaslama yapabilecek durumda değilim. Ancak Füruzan sevdiğim bir yazardır ve elime geçen her metnini okurum diyenlerdenim. Bu sevgimi de yazarın Gül Mevsimidir kitabına borçluyum. Okumadıysanız bir göz atın derim!


Kış günleri demişken....iş güç, çoluk çocuk derken hayat bizleri peyderpey yıpratıyor.  Bizler de naçizane kendisine karşı durmaya çalışıyoruz. İşte yukarıdaki görseldeki bu şirin kutucuk bu karşı savaşımının küçük bir parçası: Dudak balmı :)) Çok fazla bakım yapan bir bayan değilim ancak günlük nemlendiriciler ve dudak balmları baş ucumda durur. Bir bakmışım düzenli kullanıyorum, bir bakmışım ürünün son kullanma tarihi geçmiş gitmiş :) Kullanır mıyım, bitirebilir miyim, unutup gider miyim hiç bir fikrim yok ama ben bu küçük şeyin ambalajına vuruldum!


Ve gelelim sadece kışın değil her mevsimin vazgeçilmezine: Dağınık bir oturma odası! Ben toplamaktan bezdim ama onlar dağıtmaktan hiç vazgeçmedi. Ritüelleşmiş bir havada her gün olduğu gibi hiç sekteye uğratmadan bir görev bilinciyle metre kare başına bir ikiz koyarak her yeri dağıtmaya devam!! :) Yağmurlu günlerde yazı-çizi faaliyetlerimiz de hat safhaya ulaşıyor. Yalnız bir değil 3 adet defter ve iki düzine boya kalemini ancak yettirebiliyorum. Azı kurtarmıyor :)

Kış da bir gün bitecek elbet...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Jane Austen Öldü Mü, Issız Acun Kaldı Mı, İmdi Yürek Yırtılır :)

Jane Austen...kadın-erkek arasındaki ilişkileri, aile bağlarını, sosyal düzeni cesur bir kalemle ele alan, yine de döneminde taktir göreme...